27 Nisan 2017 Perşembe

Yeşilin Tonları

Dönüp dolaşıp geldiğim yer.. İşte Burası!
Onu anlatmak istiyorum. Aslında anlatmaya pek cesaretim yok ama kaçtıkca o aklımdan bir kapı bir pencere bulup çıkmıyor. Bu kadar beceriksiz mi derseniz yoo bu ona büyük bir haksızlık olur. Belki de ben kaçıyormuş gibi yapıp önden koşarak onun çıkacağı kapıyı pencereyi bir hışımla kapatmaya çalışıyorumdur. Bilemem. Çünkü şu sıralar mantıklı olduğum söylenemez. Ben ki arkadaşlara ikinci el tecrübeleri ballandıra ballandıra anlatıp arkadaşlarımı mantıklı olmaya davet eden ben.. Tak tak tak tak! yine kapattığım kapılardan birini bulup çıkmak için çalıyor..
Onu anlatamam aslında tanımıyorum. Evet yanlış okumadın tanımıyorum. Tanımak denemez buna. Bu düpedüz ahmaklık. Ahmak tanımını kendim için dolu dolu kullanabilirim. Bence ahmak olmak ateşin sıcak olduğunu bile bile ona yaklaşmak. Sen ısınmak istersin ama o yakar.
Nerede o beylik laflar eden nerede? Başlarda yine konuşuyordu fakat ben onu dinlemedim. Yine en kolay olanı yapıyorum başkasına suç atmak. Deliriyor muyum? İçimdeki insanlar tartışıyor.. Yoo bu delilik değil her insanın içinde en az 2 ses bulunur. Bulunmalı.. Yoksa doğruyu yanlışı kiminle tartışıp bulacaksın? Seni sendeki senlerden başkaları senin kadar bilemez ve önerileri de filtrelere takılıp yüzeysel olmaya mahkumdur.
Nerden geldim bu konulara? Asıl maksadın onu anlatmaktı. Belki başka gün..

1 yorum:

  1. İnsan ne zaman tanımadığı birini anladığını ya da anlatabileceğini düşünse... hep böyle olur.

    YanıtlaSil