Bu ben miyim?
Sahi ben nasıl biriydim?
Unutmak istedim unuttum
Unutmasaydim canim daha cok acırdı
Hala acıyo
Belki de acınacak haldeyim
Halbuki ben...
Bir yıldan fazla oldu ama hala onu özlüyorum. Onu sımsıkı sarılmak istiyorum sonra mantık zabıtası geliyor yo yo uzaklaş bayım.
Bu çok saçma! Bir yıl yeterince uzun bir süre değil miydi onu unutmak için? Hesaplamalarima gore tamda bu an onun icin üzüldugume kahkaha atmam gerekiyordu.
Az once bir arkadasimin internette bir fotoğrafına denk geldim. Biriyle tanışmış, nişanlanmislar. Bizim bulustugumuz yerde bulusmuslar. Fotoğrafın altinda birbirlerine guzel sozler de yazmislar. Kendimle onu düşündüm bi an... Bizim olasiliklar pek tutmamisti anlasilan. Zaten matematigim de cok iyi degildi okul zamaninda.
Ne hesaplamalar tutmuş, ne olasılıklar...
6 Ağustos 2018 Pazartesi
21 Mayıs 2018 Pazartesi
Hayat okulu 2. Dönem
Okul bittikten sonra bi yerde uzun süre çalışmakta zorlanıyorum sanki stajmis biticekmis ve ben okula donup yeni seyler ogrenecekmisim gibi hissediyorum. Yani bitse de gitsek. Sanki bundan sonra hep calismayacakmisim gibi sanki hep donemlikmis gibi. Neden böyle düşünüyorum? Neden calisma hayatina adapte olmakta gucluk cekiyorum? Neden egitim hayati hep devam edecekmis gibi geliyor? Biraz gecmise gidersem hatta şöyle ilkokul falana doğru gittigimde ben bi iş için veya bi meslek için okula gitme mantigiyla yetismedigim icin bu çırpınışım. Sanırım bi isyerinde uzunca yıllar calisamayacagim. Yazar burada kendini tokatlamak istiyor ve yaşını hatirlatiyor. Ve buarada arkadaslarinin torunlari olmasina az kaldığını ve ve ve... Neyse ben gidip cilgin bi genclik film izleyeyim
26 Şubat 2018 Pazartesi
Hedefler falan fistan
Bi yutubir atasozu der ki evet arkadaslar bu gun zikkimin kokunu yapicaz.
Hedefci teyze bana ordan bi kilo gerçekleştirebilecegim hedef ver.
Yere oturdum kendimi gecmisi gelecegi düşünüyorum. En sıkıcıysa simdiki zaman. Böyle bi fiil olmasaymis daha mi iyi olurmus. Ya gecmiste yasa ya gelecekte. Oh mis.. bundan birkac ay evvel gercekci hedefler koydum ve şuan tekrar vazgecme noktasindayim. Her is gibi hedeflerimi de yarim birakiyorum. Cunku eger gercekten istemiyorsan sirf hedefini gerçeklestirme ugruna yapacaksan bu bir basari midir? Hedefsiz bir hayatsa boş bunun farkindayim. Aslinda hedefsiz degilim cebimde uc bes parça heded mevcut fakat bunlar beni aşan seyler ve cabaladikca yaralayan.. Neyse ben biraz kitap okuyayim. Orda bir iki arkadas bulur zifiri karanlıkta sokak lambasinin isiginda yururuz...
3 Ocak 2018 Çarşamba
Evlenmekli bir takım şeyler
insan evlenecegi insana nasıl karar verir? Birine deli gibi aşık mi olmali yoksa hayatinizin paralel gittigi ve anlastiginiz biri mi olmali? Cevremden bakacak olursa ikisinden de mutlu veya mutsuz olanlar var bu tamamen sans işi mi? o zaman rastgele mi evlenmeli? haa diyecek olursaniz ki neden evlenmeli şart mi? konu bu degil o kismi sorgulamiyorum. mantik mi ask mi? evet cok sıradan bir soru ve cikmaz sokak neredeyse. Bak baska bir klişe geldi aklima sevmek mi sevilmek mi? ikisi bir arada olsun diyorsan o biraz zor bulunuyor veya iki tarafin sevme yüzdeleri esit degil elbet. Bazen diyorum ki ooo evlenmek çok büyük bir karar bazen de diyorum ki o sadece hayatina eşlik edecek biri çok büyütme. Neyse ne iste tüm bu sorularima bir cevabıniz varsa yazarsaniz sevinirim
25 Aralık 2017 Pazartesi
#gece sorgulari
Aldatilmak illa ki bir cinsel birliktelik veya duygusal bağ ile mi olur? Hayatın yalansa bu da karşındaki kisiyi aldatmaktan sayilmaz mi? Bence sayılır ve ben aldatildim. Hem de öyle böyle degil. Bunu kabullendim. Bunu ben haketmedim falan filan diyemem. Her yaşanan seyin bir amacı var fakat etkilenmedim desem koca bir yalan olur. Birinin sana kendini samimiyetle anlattiginda kim bilir neler salliyo diye dusunmek ne kadar berbat bir duygu! Ya da bazen yine birisi kendini samimiyetle anlattiginda aaa ne kadar karakterli bir insan vs dedikten az bir sure sonra aptal misin kizim biraz tecrubelerinden ders al diye kendini azarlamak... Yine kendimi sorguladigim gecelerden bir gun... Ve o beni aldatan kisiyi hiç abartmiyorum tam kafama gore dersin ya hatta tirnak icinde beyaz atli prensim heh benim icin o oyleydi ve kimse icin boyle dusunmemistim. evet daha once hoslandigim birkac kisiden daha bahsetmistim hatta onlar icinde burada depresif depresif yazilar yazmistim ama onlari ben bir kaliba koymus öyle olduklarına inanmistim. Bunda ise tamamen önyargılı davrandigim ve onun surekli kendini kanitlayici konusmalarla beni inandirmasi ve sonucunda hepsinden de igrenc bir mahluk olduğunu ogrenmem. Bence bunca yalan soylemeye degecek biri degildim. Egonu mu tatmin ettin? Keske bu kadar bos olmasan yazık yani ne diyebilirim ki? Hani söyle bir durum varya guzel kizlar niye cirkin erkeklerle evleniyor veya bunun tam tersi. Nedenini soyliyim mi? Cunku bazen toplum tarafindan cirkin denebilecek birinin kalbi öyle güzel olur ki ona baktiginda sanki kalbiyle konusuyorsundur ve o kisinin cok yakisikli olmadiginin farkindasindir ama bu umrunda değildir. Iste tamda böyle.
16 Kasım 2017 Perşembe
vatsapta bir fotoğraf karesi
Hani canım sıkılır vatsta fotograflara bakarsin ya (umarim sadece ben yapmiyorumdur :d) az once oyle bakiniyordum iste bir ogretmenimin fotografina takildim baktim mutluydu sevindim onun adina samimi bir gulumseme vardi ifadesinde. onu ilk tanıdigim sıralarda esinden ayrilmis, agir bir depresyondaydi. sanirim kafasini dagitmak için yogun bir programi vardi. oradan oraya kosusturuyordu. oysa bir yerde oturuverip soluklansa oracikta aglardi. bagira bagira.. bence aglamistirda fakat sonra gozyaslarini silmis kirmizi ojelerini surup güçlü kimliğine burunmustur.
Sonra
yani simdilerde o halini gucunu mutlulugundan alan bir kadina birakmis. zamaninda duydugu ofke yasamasi gereken bir tecrube oluvermis onu olgunlastirdigini dusunmus. Aslina bakarsan icten ice sukretmis. o adamdan ayrilmasaydi simdi onu aska surukleyen bu adamla nasıl evlenebilirdi ki?
7 Kasım 2017 Salı
o öyle biri değil yaa ( aslında tamda öyle)
Neden tüm bildiklerim yalan olmak zorunda?kendin olmak cok mu zor? ben yanlışlarimla kendimim. Savunduğum veya ovundugum bir durum yok, sadece olduğum halimden memnunum. biri icin, beni sevsin diye veya etkilemek icin her ne dersen farkli bir kimlige vurunmedim. sadece zaman icinde degistim. kisiliginin degismesi sadece bir degisim midir ? yoksa kisilik degisikligi bir hastalik bir bozukluk mudur? nedense onun hakkinda her gecen gun yeni bir şey ogreniyorum ve benim tanigim kisiyle onun arasinda bir baglanti kuramiyorum. sadece neden beni bu duruma sürükledin? tek merak ettigim bu. hani insan ne kadar cok severse o kadar nefret edermis ya ben suan nefret etme asamasindayim. umarim bir gün umursamama asamasina gelirim.
21 Eylül 2017 Perşembe
Yaz sil yaz sil.. böyle sürüp gidecek anlaşılan. Kelimeler sıraya dizilmek bilmedi. Bu gün yine insanlık için bir önemi olmayan ama beni günlerdir bazı şeyleri sorgulamaya iten bir olayı anlatacağım. Onceli6kle psikolojiden mi girsek bilemedim.. Yok yok bodoslama daha iyi. Siz hiç yanında sacmaladığınız, güvendiğiz, ona ithamlarda bulunanlara panter gibi saldırı pozisyonuna geçtiğiniz hepsini boşver en içten halinizle muhabbete daldiginiz kişi tarafindan aslında onun size içten içe nedenini anlayamadiginiz bir kin beslediğini farkettiniz mi? Bu gerçekten çok ama çok inciten bir sey. bu arkadas gecenlerde bir patlama yaşadı aldı sazini eline tey tey de tey tey başladı tingirdatmaya. Üzüyor be gercekten yakınım dedigin insanin senin açığını aradığını, başarından hoşnut olmadığını, basarisizligina içten içe guldugunu hele hele seni zemin katta görüp kendini terasta hissettigini farketmek üzüyormus. Peki simdi onunla olan iletisimimi ne boyutta tutmam gerekiyor? Artık gitti benden o samimiyet ona karşı. Aklımdan geçen şu ki bir şey mi oldu diye sormayı gerektirmeyecek fakat sohbetimden de keyif almayacak boyuta taşımayı düşünüyorum. Çok tatsız bir yazı oldu ama işte buda böyle.. Tadım tuzum mu kaldı sanki.. neyse zemin kattan selam. keske insanları tanımak icin bir asansöre binip ne kadar tanımak istiyorsak o kadar tanısak saniyeler içinde. Alarm tuşuna bastığında da biri çıkarsa sizi tanimasaniz o kisiyi tuş bozulmasa mesela
27 Nisan 2017 Perşembe
Yeşilin Tonları
Dönüp dolaşıp geldiğim yer.. İşte Burası!
Onu anlatmak istiyorum. Aslında anlatmaya pek cesaretim yok ama kaçtıkca o aklımdan bir kapı bir pencere bulup çıkmıyor. Bu kadar beceriksiz mi derseniz yoo bu ona büyük bir haksızlık olur. Belki de ben kaçıyormuş gibi yapıp önden koşarak onun çıkacağı kapıyı pencereyi bir hışımla kapatmaya çalışıyorumdur. Bilemem. Çünkü şu sıralar mantıklı olduğum söylenemez. Ben ki arkadaşlara ikinci el tecrübeleri ballandıra ballandıra anlatıp arkadaşlarımı mantıklı olmaya davet eden ben.. Tak tak tak tak! yine kapattığım kapılardan birini bulup çıkmak için çalıyor..
Onu anlatamam aslında tanımıyorum. Evet yanlış okumadın tanımıyorum. Tanımak denemez buna. Bu düpedüz ahmaklık. Ahmak tanımını kendim için dolu dolu kullanabilirim. Bence ahmak olmak ateşin sıcak olduğunu bile bile ona yaklaşmak. Sen ısınmak istersin ama o yakar.
Nerede o beylik laflar eden nerede? Başlarda yine konuşuyordu fakat ben onu dinlemedim. Yine en kolay olanı yapıyorum başkasına suç atmak. Deliriyor muyum? İçimdeki insanlar tartışıyor.. Yoo bu delilik değil her insanın içinde en az 2 ses bulunur. Bulunmalı.. Yoksa doğruyu yanlışı kiminle tartışıp bulacaksın? Seni sendeki senlerden başkaları senin kadar bilemez ve önerileri de filtrelere takılıp yüzeysel olmaya mahkumdur.
Nerden geldim bu konulara? Asıl maksadın onu anlatmaktı. Belki başka gün..
Onu anlatmak istiyorum. Aslında anlatmaya pek cesaretim yok ama kaçtıkca o aklımdan bir kapı bir pencere bulup çıkmıyor. Bu kadar beceriksiz mi derseniz yoo bu ona büyük bir haksızlık olur. Belki de ben kaçıyormuş gibi yapıp önden koşarak onun çıkacağı kapıyı pencereyi bir hışımla kapatmaya çalışıyorumdur. Bilemem. Çünkü şu sıralar mantıklı olduğum söylenemez. Ben ki arkadaşlara ikinci el tecrübeleri ballandıra ballandıra anlatıp arkadaşlarımı mantıklı olmaya davet eden ben.. Tak tak tak tak! yine kapattığım kapılardan birini bulup çıkmak için çalıyor..
Onu anlatamam aslında tanımıyorum. Evet yanlış okumadın tanımıyorum. Tanımak denemez buna. Bu düpedüz ahmaklık. Ahmak tanımını kendim için dolu dolu kullanabilirim. Bence ahmak olmak ateşin sıcak olduğunu bile bile ona yaklaşmak. Sen ısınmak istersin ama o yakar.
Nerede o beylik laflar eden nerede? Başlarda yine konuşuyordu fakat ben onu dinlemedim. Yine en kolay olanı yapıyorum başkasına suç atmak. Deliriyor muyum? İçimdeki insanlar tartışıyor.. Yoo bu delilik değil her insanın içinde en az 2 ses bulunur. Bulunmalı.. Yoksa doğruyu yanlışı kiminle tartışıp bulacaksın? Seni sendeki senlerden başkaları senin kadar bilemez ve önerileri de filtrelere takılıp yüzeysel olmaya mahkumdur.
Nerden geldim bu konulara? Asıl maksadın onu anlatmaktı. Belki başka gün..
15 Şubat 2017 Çarşamba
Lise
bu gün neden bilmiyorum ama lisede ki bi çocuk geldi aklıma onunla herhangi bir anım yok daha doğrusu onun yaptığı yaramazlıkları duyar okuldakilere eğlence çıkardı. Sürekli velisi çağrılan çocuklardandı işte. O geldi bu gün aklıma ve onun artık bu dünyada olmayışı. çok değişik bir şey bu resmen yok hala yaşıyor olsa dahi yolda görme olasılığım bile çok düşük olan bu çocuğun yokluğu beni enteresan derecede etkiledi. Akrabalarımdan da vefat edenler oldu hemde çok sevdiğim kişiler onlarda etkiledi fakat o çok gençti. daha 20li yaşların başı. daha hayata yeni atılacakken tabiki ölümün yaşı yok fakat durup düşündüğüm de acaba diyorum yaşadığında sen şu yaşta öleceksin deselerdi o yaramazlıkları yapar mıydı? annesini öyle üzer miydi? hemen hayır diyorum içimden o zaman içine kapanırdı o hali bir anda giderdi diyorum. kendini sorgulamaya başlardı. kim bilir ne hayalleri vardı zeki ama tembel kesimdendi o da bence çok iyi bir yere gelirdi ve çok mutlu bir hayatı olurdu yaşasaydı bunu demek benim haddim değil ama o denli hayat dolu biriydi. içini tabiki bilemem ancak dışarıya yansıttığı karakter böyleydi. Benim onda hakkım yoktur olaki varsa helal olsun
30 Ocak 2017 Pazartesi
Sevgili blogum sevgi dolu günler diliyorum
sevdiğiniz birinin sizin hakkınızda hoşunuza gStmeyecek şeyler söylediğini duydunuz mu hiç? Tam da az önce ben öyle bir an yaşadım. Hala şoktayım. İçimi buraya dökmek istedim. Yanlış mı anladım acaba diyorum yoo hayırî da ekliyorum peşi sıra. Gerçekten çok üzücü bir şey bu ya. Hani diyemiyosun da ben seni içten samimi bir şekilde seviyordum. Böyle nasıl dersin diyemiyosun.Çünkü desen kalbi kırılır bunu bile düşünüyorsun. Ne demeli ki sevgi beslemeli insan kuytu köşede de olsa yeşertmeli onu. Bakmalı büyütmeli. herkesle bölüşmeli..
5 Ocak 2017 Perşembe
Söylesene ben ne yapacağım?
Kaldığım yerden devam..
Şu sıralar etrafımdakiler için güzel şeyler oluyor. Özellikle yakın arkadaşımdan biri hayalini gerçekleştirdi ve şuan onu yaşıyor. Onun için mutluyum her ne kadar az görüşmemize sebep olsada bencillik etmemem gerek. Diğer arkadaşım ise birkaç ay sonra başka bir şehire gidecek. Bu sebeple az biraz depresyona girme hakkım olduğunu düşünüyorum. O zamana kadar bu duruma alıştırmış olurum umarım kendimi.. O da gidince büyük bi boşluğa düşücekmişim gibi hissediyorum. Bu durumla nasıl başa çıkacağımı hiç bilmiyorum. Bu arada o salak saçma iş ortamından sonunda kurtuldum. resmen çalışmaktan soğudum. Emekli maaşıyla yaşamak gibisi yokmuş arkadaş ya başkasının tribini çekeceğine al kitabını çayını evde otur daha iyi yahu. Tabii ben kız olduğum için bu kadar rahat konuşuyorum erkekler için geçerli değil elbet bu örneğim.Bunu okuyan varsa lütfen kendi düşüncelerini belirtsin. Şuan ciddi ciddi nasıl bir hedef koyacağımı bilmiyorum. Hayal kurmamaya karar verdiğim günden beri hedefte koymuyorum. Bunun sıkıntısını yeni çekmeye başladım. Hayal kurduğunda evet hayal kırıklığına uğrayabilme olasılığın vardı ama şimdi yani anlık yaşamak dediğimiz tabirde de evet o an iyi bir şey olduğun da beklemediğin için sevincin bir kat daha artıyor fakat o sevinç senin hedefin değilse bu sefer o bir kat böylece kendini nötrlüyor. Yani sonuç olarak işte bu denli karışık kafam.
23 Ekim 2016 Pazar
terkedilmiskasaba
vay be..
uygun bulduğum tek kelime bu.
takip ettiğim bloggerlerin çoğu en az 6 aydır yok burada hepsine az önce teker teker baktım sadece birkaçı devam ediyor.
farklı bir duyguymus sanki eski mahallene gitmissin ve arkadaslarinin cogunun tasinmis olduğunu ogrenmissin gibi
uygun bulduğum tek kelime bu.
takip ettiğim bloggerlerin çoğu en az 6 aydır yok burada hepsine az önce teker teker baktım sadece birkaçı devam ediyor.
farklı bir duyguymus sanki eski mahallene gitmissin ve arkadaslarinin cogunun tasinmis olduğunu ogrenmissin gibi
27 Temmuz 2016 Çarşamba
haydiiin gel bunla ugras
bazen bicaklamak istersin ama bir sey yapamazsin cunku insansin
once biraz geri saralim sonunda bir is buldum fakat calistigim yerdeki insanalr iyiler hoslarda tam ergenler ya sürekli bi tripler alinmalar darilmalar ya yiter ya didim artik gelmissin kac yasina anaokul terk tavirlarin var valla zamanimi senin egonu tatmin etmekle harcayamam hic opmiyim canim meşgulum
once biraz geri saralim sonunda bir is buldum fakat calistigim yerdeki insanalr iyiler hoslarda tam ergenler ya sürekli bi tripler alinmalar darilmalar ya yiter ya didim artik gelmissin kac yasina anaokul terk tavirlarin var valla zamanimi senin egonu tatmin etmekle harcayamam hic opmiyim canim meşgulum
25 Haziran 2016 Cumartesi
boşuna demiyorlar bu pisikoloklar çocukluğuna inmemiz lazım diye
gün geçmiyor ki bi abukluk daha olmasın. evet şimdi çocukluğuma iniyoruz ama sadece benim değil arkadaşımın da :D
Geçen yine stalkliyorum bi de kime denk geleyim orta okuldan arkadasim evet bu kızla bu ara çok samimiydik sonra fena kavga ettik falan ama samimi olduğumuz siralarda millete sariyorduk milletle dalga gecen millete sataşan kızlar ilur ya malesef onlardandık neyse bu arkadas bi gun abudik gubudik bi mont mu desem ceket mi desem boyle banu alkan tarzi bi şey giyip okula geldi. Bunda bi hava var oksijen tüpü bunun yanında solda sıfır. tabi ben her ne kadar yakın arkadaşım da olsa kahkahayi patlattim sinirlendi falan triplere girdi . ben o sinirlendi diye daha cok sinirlendim sonra aldim bunun ceketini ciktim koridora bakınnn x 'in ceketi nasıl harika dimi falan diye dolanmaya başladım bu koridorda koşuyo peşimden sonra bi ara durdurdu beni çekti ceketi elimden götürdü sınıfa sıranın altına sıkıştırıdı. Daha da giymedi. Velhasılkelam bu arkadaş moda tasarım bitirmiş
Geçen yine stalkliyorum bi de kime denk geleyim orta okuldan arkadasim evet bu kızla bu ara çok samimiydik sonra fena kavga ettik falan ama samimi olduğumuz siralarda millete sariyorduk milletle dalga gecen millete sataşan kızlar ilur ya malesef onlardandık neyse bu arkadas bi gun abudik gubudik bi mont mu desem ceket mi desem boyle banu alkan tarzi bi şey giyip okula geldi. Bunda bi hava var oksijen tüpü bunun yanında solda sıfır. tabi ben her ne kadar yakın arkadaşım da olsa kahkahayi patlattim sinirlendi falan triplere girdi . ben o sinirlendi diye daha cok sinirlendim sonra aldim bunun ceketini ciktim koridora bakınnn x 'in ceketi nasıl harika dimi falan diye dolanmaya başladım bu koridorda koşuyo peşimden sonra bi ara durdurdu beni çekti ceketi elimden götürdü sınıfa sıranın altına sıkıştırıdı. Daha da giymedi. Velhasılkelam bu arkadaş moda tasarım bitirmiş
12 Haziran 2016 Pazar
Uzun Aradan Sonra
içimde biriktirdiklerimi kusmaya geldim. Başka türlü rahatlayamayacağım. depresik şeyler okumak istemiyorsan baştan uyarayayım. Bu arada evet ülkede daha önemli konular var bencede.
kendimi tedavülden kalkmış para birimi gibi hissediyorum. utanmasam beni kimse anlamiyo diyip odamin kapisini carpicam. Kendimi aciklamaktanda yoruldum. onu bunu gectimde ailemin beni ahmak olarak bulmasi beni en cok üzen şey. sırf bu yüzden bile anne olmaktan korkabilirim bu duygu öyle incitici ki tarifsiz ya gercekten. kendimi onemsemedigim durumlarda ailemi mutlu etmek icin yaptığım şeyler oluyordu onlarida yapmak gelmiyo içimden bana eskisi kadar deger vermemelerini aklim almıyor her bakışlarında sanki hayatini bok ettin bunca emegimiz boşa gitti der gibiler. Aslinda çok iyi insanlar ama az önce sinirim bozulduğu için abartı icgudum devreye girdi ve sadece kötü anları hatırlıyorum hepsi bu.
kendimi tedavülden kalkmış para birimi gibi hissediyorum. utanmasam beni kimse anlamiyo diyip odamin kapisini carpicam. Kendimi aciklamaktanda yoruldum. onu bunu gectimde ailemin beni ahmak olarak bulmasi beni en cok üzen şey. sırf bu yüzden bile anne olmaktan korkabilirim bu duygu öyle incitici ki tarifsiz ya gercekten. kendimi onemsemedigim durumlarda ailemi mutlu etmek icin yaptığım şeyler oluyordu onlarida yapmak gelmiyo içimden bana eskisi kadar deger vermemelerini aklim almıyor her bakışlarında sanki hayatini bok ettin bunca emegimiz boşa gitti der gibiler. Aslinda çok iyi insanlar ama az önce sinirim bozulduğu için abartı icgudum devreye girdi ve sadece kötü anları hatırlıyorum hepsi bu.
31 Temmuz 2015 Cuma
Saçmamaçsız Mim
Mim gelmeyeli uzun zaman olmuştu. Madem saçmalamamı istedin memnuniyetle saçmalarım D.S.K. Yalnız dsk yazınca ssk gibi oldu
bkz: şimdiden saçmaladım. Bunlar hep yenibiris.com da takılmaktan oluyo. Sanki eski bir işim varda yeni bir iş bakıyorum eskiyi geçtim halihazırda bir işim olaydı iyiydi. Neyse mime başlıyım ben en iyisi. İşe başlayaydım iyiy- -
Odanda veya evinde olduğunu unuttuğunuz bir nesne bulun. Bu nesne ile bir anınız var mı?
Bir dakika bakmam gerekecek. Hemen bakıyorum. Siz bunu okurken ben çoktan bakmış olacağım. Evet bu gün pek normal değilim. Normalde çok normalmişim gibi. Neyse. Evet buldum ve geldim. Pusulalı anahtarlık. Onu ortaokuldayken bisikletime takıyodum. Aslında adı büyük ihtimal pusulalı anahtarlık değildir ama işte yön gösteriyo kuzey güney doğu batı. Sanki bakkala giderken yönüne bakıyodum.
Aklınıza gelen ilk soğuk espriyi yazın. Eğer gelmiyorsa iki üç kelime saçmalayın.
Espri gelmedi şuan aklıma saçmalama hakkımı kullanıyorum. -Serdar Ortaç şarkıları- üç kelime olduğuna göre diğer soruya geçiyorum.
Yine aklınıza gelen biri yada nesnenin adı ile akrostiş yazın ama yazdığınız akrostiş az yada çok o kişiyle veya nesne ile ilgili olsun.
Tozludur bunu yazan
Az mı bakıştık biz senle ulan
Var mıdır ona bakmayan
Aklımdadır her an
Namı diyar tavan
Seni kim mimlediyse şimdi onun blogunu açıyorsun ve onun bu soruya verdiği cevaptan ilginç bir kelime seçiyorsun ve döngünün devam etmesi için yine ilginç uzun ve saçma bir cümle kuruyorsun. Yalnız kuş gördüm kedi tırmaladı gibi basit ve kısa olmaması önemle rica olunur.
Evde can sıkıntısından televizyonda 888. kanala gelen genç bir kız salyangoz kremi reklamını cezbolarak izlerken telefonunun çalmasıyla irkildikten sonra hemen açarak "alo" demesiyle karşı taraf "merhaba ben 888. kanalda salyangoz kremini tanıtan kişiy- -" diyecekken hemen atılarak evet evet kabul ediyorum der.
Gelelim mimlemeye..
- Umut Hikayem ( yine mavi mavi olnuyor Şeyma :D
- Dans Eden Kraliçe
- Narkoz
Ve sanırım hiç yorum atmadığım -Çidolojik-
bkz: şimdiden saçmaladım. Bunlar hep yenibiris.com da takılmaktan oluyo. Sanki eski bir işim varda yeni bir iş bakıyorum eskiyi geçtim halihazırda bir işim olaydı iyiydi. Neyse mime başlıyım ben en iyisi. İşe başlayaydım iyiy- -
Odanda veya evinde olduğunu unuttuğunuz bir nesne bulun. Bu nesne ile bir anınız var mı?
Bir dakika bakmam gerekecek. Hemen bakıyorum. Siz bunu okurken ben çoktan bakmış olacağım. Evet bu gün pek normal değilim. Normalde çok normalmişim gibi. Neyse. Evet buldum ve geldim. Pusulalı anahtarlık. Onu ortaokuldayken bisikletime takıyodum. Aslında adı büyük ihtimal pusulalı anahtarlık değildir ama işte yön gösteriyo kuzey güney doğu batı. Sanki bakkala giderken yönüne bakıyodum.
Aklınıza gelen ilk soğuk espriyi yazın. Eğer gelmiyorsa iki üç kelime saçmalayın.
Espri gelmedi şuan aklıma saçmalama hakkımı kullanıyorum. -Serdar Ortaç şarkıları- üç kelime olduğuna göre diğer soruya geçiyorum.
Yine aklınıza gelen biri yada nesnenin adı ile akrostiş yazın ama yazdığınız akrostiş az yada çok o kişiyle veya nesne ile ilgili olsun.
Tozludur bunu yazan
Az mı bakıştık biz senle ulan
Var mıdır ona bakmayan
Aklımdadır her an
Namı diyar tavan
Seni kim mimlediyse şimdi onun blogunu açıyorsun ve onun bu soruya verdiği cevaptan ilginç bir kelime seçiyorsun ve döngünün devam etmesi için yine ilginç uzun ve saçma bir cümle kuruyorsun. Yalnız kuş gördüm kedi tırmaladı gibi basit ve kısa olmaması önemle rica olunur.
Evde can sıkıntısından televizyonda 888. kanala gelen genç bir kız salyangoz kremi reklamını cezbolarak izlerken telefonunun çalmasıyla irkildikten sonra hemen açarak "alo" demesiyle karşı taraf "merhaba ben 888. kanalda salyangoz kremini tanıtan kişiy- -" diyecekken hemen atılarak evet evet kabul ediyorum der.
Gelelim mimlemeye..
- Umut Hikayem ( yine mavi mavi olnuyor Şeyma :D
- Dans Eden Kraliçe
- Narkoz
Ve sanırım hiç yorum atmadığım -Çidolojik-
21 Temmuz 2015 Salı
Balkon köşesi yazıları
Yaz akşamının hafif serin rüzgarı düşüncelerimin sayfasını çeviriyo..
Karlı bi günde yazı özlediğimden bahsetmiştim. Sanki bu yaz biterse ve ben hala düşüncelerimi fiilen başlatamazsam önümüzdeku kış boyu mutsuz olacakmışım gibi hissediyorum ve bu beni korkutuyo hani sosyal medya deyimi haline gelmiş "Hayatımın ..... bölümüne geçmek istiyorum" diye işte ben o noktalı kısmı doldurmada tereddütlüyüm. Sahi ben ne istiyorum? Aslında o kadarda belirsiz değil fakat ben buna hazır mıyım değil miyim onu pek bilmiyorum. Bulunduğum bu karmaşık hayattan kaçayım derken daha da karmaşık bi hayata sürüklenmekten korkuyorum. Sonra diyorum ki şuanda olası her probleme açık değil miyim? Peki kendi hayatımın getireceği problemlerden ne kadar kaçabilirim? Bazen de diyorum ki mutlu olduğun anlara neden haksızlık yapıyosun? Sorun şu ki artık benim mutlu olduğum veya mutsuz olduğun nedenler benden dolauı değil. Ben artık benim mutluluk ve mutsuzluklarımı yaşamak istiyorum. Ve işte bu noktada saçmalıyorum çünkü nedeni benden kaynaklı şeyler beni daha mutlu veya mutsuz etmez mi? Yapay duygulardan yeğ midir? Hayattan bu kadar kopmuş olmak beni ürkütüyo..
Karlı bi günde yazı özlediğimden bahsetmiştim. Sanki bu yaz biterse ve ben hala düşüncelerimi fiilen başlatamazsam önümüzdeku kış boyu mutsuz olacakmışım gibi hissediyorum ve bu beni korkutuyo hani sosyal medya deyimi haline gelmiş "Hayatımın ..... bölümüne geçmek istiyorum" diye işte ben o noktalı kısmı doldurmada tereddütlüyüm. Sahi ben ne istiyorum? Aslında o kadarda belirsiz değil fakat ben buna hazır mıyım değil miyim onu pek bilmiyorum. Bulunduğum bu karmaşık hayattan kaçayım derken daha da karmaşık bi hayata sürüklenmekten korkuyorum. Sonra diyorum ki şuanda olası her probleme açık değil miyim? Peki kendi hayatımın getireceği problemlerden ne kadar kaçabilirim? Bazen de diyorum ki mutlu olduğun anlara neden haksızlık yapıyosun? Sorun şu ki artık benim mutlu olduğum veya mutsuz olduğun nedenler benden dolauı değil. Ben artık benim mutluluk ve mutsuzluklarımı yaşamak istiyorum. Ve işte bu noktada saçmalıyorum çünkü nedeni benden kaynaklı şeyler beni daha mutlu veya mutsuz etmez mi? Yapay duygulardan yeğ midir? Hayattan bu kadar kopmuş olmak beni ürkütüyo..
8 Temmuz 2015 Çarşamba
Kendimle kendim arasında kaldım
Çok öfke duyduğu bi dostu için üzülür mü insan? Dost kısmını sorgulamayı bıraktığım bi dönemde neredeyse iki yıldır hiç haber bile almadığım fakat bir zamanlar çok yakın iki arkadaştık biz. Fakat bilmediğim sebeplerden dolayı görüşmeyi kestik. Birkaç kere ulaşmaya çalıştım geri dönüş yapmadı. Tabi o zamanlar bir yandan öfkeliydim bir yandan da üzülüyordum. Sebebinden emin olsaydım ya da tahmin ettiğim şey mi yoksa bambaşka bir şey mi yada tamamen kendi görüşmek istemediğinden mi? Bu sorular uzunca bi süre kafamı kurcaladı. Büyük bi boşluk oluştu hayatımda çünkü ben dostluğa çok önem veren biriyim. Dikkatinizi çekerim arkadaşlığa değil. Bence arkadaşın kelime anlamı işi düştüğünde veya boş zamanını geçirmek için takıldığın kişiler. Neyse konumuza dönelim. Onun hayatını biliyordum gerçi kimse kimsenin hayatını çok iyi bilemez ama onun anlattığı kadarıyla ve kendi gözlemlerimle. İnsanlara kendi zayıf yanlarını belli ettiği için dalga geçmelerini kolaylaştırıyordu. Ergenlik döneminin en belirgin davranışı dalga geçmek olduğu için ve ben de ergenliğimi ağır geçirmiş olduğum için dalga geçen taraftım bende ama onunla değil çünkü biz dostuk ve dostlar birbirine destek olmalıydı. Birkaç yıl sonra kendini ifade edebilen biri oldu ve ondan birkaç yıl sonra biz görüşmez olduk. Böyle anlatınca beni kullanmış gibi bi sonuç çıkıyo ama biz sadece bu tarz olaylarda konuşan değildik ki bunun dışında unutamayacağımız filmlerde izlesem gülüp geçeceğim ve kesinlikle inanmayacağım olaylar yaşadık. Aslında dost acısıyla aşk acısını kıyaslasak dost ağır basar. Ve şimdi onu tekrar yeni tanıştığımız zamanlarda ki haline döndüğünü öğrenmek karmaşık duygulara itti beni. Bir yandan diyorum o dönemleri unutma ne hali varsa görsün bir yandan da diyorum ki kaç günlük dünya
26 Haziran 2015 Cuma
Sıradaki parça işverenlere geliyor "Call me baby"
Tatille birlikte ohh bundan sonra ben ve ben bütün gün yan gelip yatacağım diye düşünürken daha şimdiden evden iş bul sesleri yükselmeye başladı. Yahu bi durun daha okul yeni bitmiş az bi kafamızı dinleyelim. Yookk. Annem bildiğin tüm geleceğini benim maaşıma bağlamış. Öyle ki geçen masaya bi vurdu "eve para getir,bana para getir" diyo kadın. Alttan alttan da gülüyo. Az dizi izle diyorum o kadar. Nasıl etkilendiyse o tip sahnelerden baya yüksek oynadı. Anlayacağın " Bundan 5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun" sorusuna janjanlı bi cevap bulmam gerek.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)